Dr. Morell'in Kitabından

Evrenin titreşimleri “hayat” denen fenomenin sebebidir. Beraberinde sağlık veya hastalık gelir.

İnsanoğlu sonsuz derecede büyük ancak aynı zamanda sonsuz derecede de küçük elektro-manyetik titreşimlerin içiçe gömülü olduğu veya daha doğru söylemek gerekirse birleşik bir sistemdir. Osilasyonlar sadece evrenden, kendi güneş sistemimizden veya kendi küçük galaksimiz veya uzaktaki daha büyük galaksilerden gelmez, aynı zamanda organ ve dokular, hücreler, moleküller ve atomlar gibi hassas bölgelerden ve hatta proton ve elektronların atomaltı düzeyinden de gelebilir. 

Paylaş

Frekansları düşük osilasyonlar, 1Hz'ten (1 c.p.s.) düşük (Hz: Hertz = dakikadaki osilasyon sayısı) ve bin (kilo-), milyon (mega-), milyar (giga-) seviyelerindeki çok hızlı hareket eden titreşimler vardır. İnsan, bu engin spektrumdaki osilasyonlar içerisinde hayatını sürdürmektedir ancak, herhalde bunlar olmadan yaşaması imkansızdı. Elektro-manyetik osilasyonlar olmaksızın yaşam tasavvur edilemezdi. Louis-Claude Vincent [1] osilasyonları, yaşamın doğası içindeki "deus ex machina", yani, fiziksel anlamda hayat olarak tanımlamıştır. 

Ancak yukarıda anlatılan kendini düzenleyen mekanizma bozulduğunda hastalık kendini gösterir. Hastalık, patolojik osilasyonların uzun süre devam etmesiyle patolojik fenomenleri veya tepkimeleri tetikleyen durum olarak tanımlanabilir. Bu titreşimlerin elektro-manyetik olduğu çalışmalarım sayesinde kanıtlanmıştır. Bu çalışmalardan diğer konularla birlikte ileriki bölümlerde bahsedilecektir. Hastanın vücudu içinde var olan bu osilasyonların tedavi amaçlı kullanımı tamamen yepyeni bir fikirdi. Fizik, matematik, elektrik ve elektronikte bilindiği gibi, mevcut bir osilasyon, kendisiyle karşı tepkimeye girecek aynı boyutta ve frekansta bir karşı osilasyonla karşılaştığında dengelenerek ofset ya da nötralize olabilir veya yok olabilir. Bunu yaparken dört boyutun hesaba katılması gerekir: uzunluk, genişlik, yükseklik ve zaman. Başka bir deyişle, osilasyon ve karşı osilasyonun aynı dalga boyunda ve eşit güçte olması, özellikle eşit olarak hizaya gelmesi ve aynı anda meydana gelmesi gerekir. 

Böylesi bir işlem, yani titreşimlerin ortadan kaldırılması (blotting out) MORA terapisinde meydana gelir. Amaç, hastanın bünyesinde bulunan patolojik elektromanyetik osilasyonların yok edilerek durumunun daha iyi olmasını sağlamak ve iyileşmeyi mümkün kılmaktır. Patolojik osilasyonları tamamen yok etmek mümkün olursa, vücudun kendini iyileştirme mekanizmaları engellenmeden tüm güçlerini ortaya koyabilirler. 

İyileşme, vücudun aktif bir başarısıdır. Sadece doğanın kendisi bile iyileştirebilir. Bedenimizin içi de dahil olmak üzere her yerde etkisini gösteren doğanın güçlerinin bozulan bir dengeyi yeniden sağlama eğilimi vardır. Dürüst olmak gerekirse, biz doktorların kabul etmesi gereken, iyileşme sürecinde etkimizin aslında çok az düzeyde olduğudur. Büyük olasılıkla bunun nedeni Tanrı'nın harika doğasına gereken saygıyı veya dikkati göstermiyor olmamızdır. Doğanın işlemesine izin vermek ve bunu desteklemek yerine daha çok doğayı kontrol etme ve değiştirme isteğindeyiz.

Hastalığa neden olan unsurların doğası ve ortadan kaldırılması göz ardı edilmemelidir.. 

Bana göre en iyi doktor en az "müdahele" eden, en az zorlama yapan ve en önemlisi, hastanın vücudundaki zararlı, bloke edici, engellenmiş, rahatsız edici veya yok edici her şeyi ortadan kaldırmaya azmedendir. Şimdi konumuza geri dönüyoruz; bedenin, daha doğrusu hastanın kendine ait osilasyonları ile tedavi; 

MORA Terapisi patolojik osilasyonları yok eder. Bunun anlamı, olaylar zincirinde elektro-manyetik osilasyonlar biyokimyasal değişikliklerin önünde geldiğinden, terapi süresince hastalığın temel nedeni olan engelleyici, bloke edici veya zarar verici her şeyi ortadan kaldırmasıdır. 

Bedenin kendi osilasyonlarıyla yapılan tedavide kullanılan enerjiler ve uygulanan yoğunluklar hastanınkiyle birebir örtüştüğünden, zor kullanmanın önüne özel bir şekilde geçilmiş olunmaktadır.

Uygulanan enerjiler açısından MORA Terapisi tamamen fizyolojik alanda kalmaktadır. Tedavi süresince, ilaç ve radyasyonda olduğu gibi yabancı enerjiler kullanılmaz, sadece patolojik enerjiler alınır ve yok edilir. Büyük oranda fark edilir rahatlamanın sadece bu yöntemle olabilmesi akla yatkındır. Bu durum, bir insanın farkında olmadan sırtında bir çanta taşımasına benzetilebilir. Çanta birden alındığında insan büyük bir rahatlama hisseder ve artık çantayı taşımadığından, eskiye göre daha çok enerjisi olur. 

Bedeni engelleyici ve rahatsız edici enerji tıkanıklıklarından bu şekilde arındıran bir terapi, mutlaka başka türde terapilerden önce uygulanmalıdır. Daha önce anlatıldığı gibi MORA Terapisi, bedenin daha çok enerjiye sahip olmasını sağladığından, takip eden başka terapiler için daha iyi koşullar sağladığı gibi birçok durumda bu ardıl terapileri gereksiz kılar. 

MORA Terapisi aynı zamanda hastaların, kendi bedenleri ve sağlıkları ile ilgili daha fazla sorumluluk almaya yöneltir. Sırf bu açıdan bakıldığında bile pek çok pratisyen tarafından tercih edilmesi gereken bir yöntemdir.